KARANLIK LORD

KARANLIK LORD

  • WpView
    Reads 55,937
  • WpVote
    Votes 2,836
  • WpPart
    Parts 85
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, May 16, 2025
"İmkansızlık nedir Lena ?" Dedi.Sonra yavaşça soludu.Konuştu: "Benim doğama göre en büyük hakaret... Ve ben bu hakareti yudum yudum içmekten zevk alıyorum." Kanımın donduğunu hissettim.Kolları arasında bulunduğum adam bir canavardı.Fakat söylediği sözler hem sadist hem de mozaşistçe zevk vericiydi.Tutku onun dünyasında korkudan ve acıdan ibaretti.Peki acıyan ve korku duyanlar kimdi ? "Acı veren bir korku ve bir o kadar da korku veren bir acı... Mantık bunun neresinde ? Ben bunun neresindeyim ?" Dedi.Bana soru soruyor gibiydi ama kendi kendine edilen bir tartışmanın diyalogları gibiydi sözleri.Şimdi ona ne demeliydim ? "Belki de nerde olduğunu bilmediğin sen değilsindir." Dedim. "Belki de benim nerde olduğumdan emin değilsindir." Diye devam ettim. Adem elması aşağı yukarı hareket etti. Bu görüntü her zaman mükemmeldi. Ancak onun mükemmelliği fazlasıyla tehlikeliydi. "Sen söyle o zaman bana." Dedi. Dudaklarıma baktı.Dudaklarını birbirine bastırıp yeniden yutkundu.Sonra güneşin doğumunun resmedildiği pahabiçilmez tabloyu yeniden gözlerimin önüne serdi. "Nerdesin ?" Dedi.Tonlamasına karışan sinsi bilinmezlik ve caydırıcı merakını hissettim.Yutkundum.Nefes almakta zorlanıyordum.Ellerinin baskısı artıyor ve ben sanki boğuluyordum. "Bir süredir sende." Dedim.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines