Urfalı Güzel

Urfalı Güzel

  • WpView
    Reads 195
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Apr 19, 2023
Genç doktor 6 saatlik bi amelyattan yeni çıkmıştı boynununu esnetip saatine baktı saat ondu odasına girdi tam kapıyı kapatacakken kapı aniden açıldı kaşlarını çatı ne oluyo demeye kalmadan kendini kapıya yaslı buldu kim olduğunu biliyodu zira bu yemyeşil gözlerin sahibi dışın- da kimse ona dokunmaya cüret edemezdi. Genç adamın göğsü öfkeyle inip kalıyodu kendini kıza biraz daha yasladı aklını yitirecekti ona ondan başka kimse temas edemezdi bu kadın onundu . - Kimdi o herif ne diye dokunuyo sana - Ne dokunması be hasta yakını o teşekkür ediyordu sedece Gözünü ayırmadı yeşillerden yapamıyordu zaten bu nasıl guzeliktiki bu haksızlık... Adamın evli ve çocuklu olduğunu kasten söylemedi bu adam alev alev yanarken daha çekiciydi - Bu manzaraya bi kez daha şahit olmayacam Emma felâket olur neden biliyomusun Eli kızın bacaklarından yukarı tırmandı yavaş yavaş ikisininde nefesi kesik kesikti eli eli göğsüne gelince durdu dudaklarına yaklaştı dudakları biribirine çarpıyordu - Çünkü benim olan benimdir son nefesine kadar.... . +18 var rahatsızlık duyan okumasın
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • ASENA
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Gözler Aynı Sen
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • RUH-U REVAN
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines