AŞK-I REALE
"Sei davvero decisa a divorziare da me?" (Benden gerçekten boşanmaya kararlı mısın?) Sorusunun ağırlığı altında ezilirken zorlukla yutkundum. "Elijah," Garip bir tonlama ile söylemiştim ismini ama kasıtlı olarak yapmamıştım.
"Sì o no, voglio solo una risposta." (Evet ya da hayır, sadece bir cevap bekliyorum.) Gözlerindeki beklentiyi yok sayamadım. Tek bir kelimemle yine hayatımız değişecekti ve ben hayatımızın tekrar değişeceği gerçeğini tek başıma taşımak istemiyordum. "Non lo so." (Bilmiyorum.) Kuruyan dudaklarımı ıslatarak iki cevaptan da kaçmaya çalıştım. "La ragione del mio divorzio sono state le nostre diverse convinzioni, non tu." (Boşanmamın sebebi faklı inançlarımız, sen değildin.) Daha önce de söylemiştim, beni anlamasını bekliyordum ama o, benim inandığım dinden o kadar uzaktı ki, anlamakta zorluk çekiyordu. "Non lo sei mai stato." (Hiçbir zaman olmadın.) Elijah, ellerini masaya yaslayarak biraz eğildi, dudaklarını birbirine bastırarak başını salladı.
"Lo so." (Biliyorum.) Masaya yasladığı ellerini ayırarak bedenini yan döndürdü, bana bakarak yutkunduğunda vereceği küçük bir tepkiyi bekliyordum. "Ma c'è una cosa che non capisco;" (Ama anlamadığım bir şey var;) Anlamadığı şeyi beklerken o, yine dayanamamış gibi bana doğru adımlamaya başladı. "Dimmi," (Söylesene,) O adım attıkça bir yanım çekilmem gerektiğimi söylerken, diğer yanım kalmamı destekliyordu. Tam önümde durduğunda aramızda neredeyse hiç mesafe kalmamıştı. "Perché il vostro Dio è così crudele?" (Senin Tanrın neden bu kadar acımasız?) Ne dediğini anlayınca kaşlarım çatıldı, tam itiraz edecekken benden önce davranarak konuşmaya devam etti. "Mi hai detto che Dio vede tutti," (Bana Tanrının her şeyi gördüğünü söylemiştin,) Müslüman olduğumu ilk söylediğimde söylemiştim bunu, unutmaması hoşuma gitmişti. "Allora perché non si accorge che sto sof