Maria, Abileri ve Ablası

Maria, Abileri ve Ablası

  • WpView
    LECTURAS 70
  • WpVote
    Votos 8
  • WpPart
    Partes 3
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación sáb, sep 9, 2023
𝑴𝒂𝒓𝒊𝒂 daha doğar doğmaz satılmak zorunda kalmıştı Babası tarafından nasıl olmuşsa eninde sonunda annesi tarafından kurtarılmıştı, Maria sıradan bir kız değildi o bir prensesti ve insanlar onu satılan prenses diye biliyordu, Maria tüm tehlikelerden korunmak için bir erkek gibi yetiştirilmişti ama o acı gün geldiğinde hiçbir şey Maria için eskisi gibi olmayacak, garip de olsa bu olayla Maria tekrar eski şanına kavuşacak , bir prenses mertebesine gelsede içinde bulunduğu saray aynı olmayacak ve 𝓐𝓫𝓵𝓪 ve 𝓐𝓫𝓲𝔂𝓮 sahip olmak duygusunu yaşayacaktı...
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • SİYAHIN BEYAZI
  • KURTBEY
  • Aile Sırları
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • ISSIZ ADA (+18)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • HER KİMSEN

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido