Huzur-u Kalb

Huzur-u Kalb

  • WpView
    Letture 182,561
  • WpVote
    Voti 3,259
  • WpPart
    Parti 199
WpMetadataReadCompleta mar, mag 24, 2016
WpInfo
Narrativa
Temi Sociali
#İlim öğrenmeye çalışanın rızkına, Allah kefildir. #En üstün sadaka, ilim öğrenip sonra da onu başkasına öğretmektir. #Öğrenilen ilim, günahlara kefaret olur. #Bir saat ilim öğrenmek, gece sabaha kadar ibadet etmekten, bir gün ilim öğrenmek, üç ay oruç tutmaktan kıymetlidir. Bu Kitap hanefi mezhebi ağırlıklıdır. #huzurukalb Huzur-u kalb ve Huzur-u kalb2 kapak tasarımlarım @BayannA aittir.
Dominio Pubblico
#7
ihlas
WpChevronRight
Entra a far parte della più grande comunità di narrativa al mondoFatti consigliare le migliori storie da leggere, salva le tue preferite nella tua Biblioteca, commenta e vota per essere ancora più parte della comunità.
Illustration

Potrebbe anche piacerti

  • Yanlış Kader
  • Sevda Karası (Kitap Oldu)
  • ARAF~KAYBOLUŞ
  • DELİ
  • Kelebek ve Aşk
  • Ateşin Gölgesinde
  • KELEBEK UYKUSU
  • Derin Deniz Mavisi
  • Çığlıklar
  • kandeli
  • KARARTMA (Romanikada)
  • DEMİR BAĞLAR - SİS (tamamlandı)
  • KIZIL YILDIZ (B.A.K.) ~ Tamamlandı
  • TUTSAK ·RAFLARDA!·
  • MANOLYA ÇİÇEĞİ
  • Bir Gülü Sevdim (Tamamlandı)
  • GERİDE KALANLAR (Tamamlandı)
  • AŞİYAN
  • SON DÜŞÜŞ
  • Elzem: Leyla Gecesi

Geçmişimi bir toprağın altına gömerken o günler de bıraktığım herkesten koşarak uzaklaşmıştım. Giderken büyük bir bomba patlatmış ve hepsinin benden nefret etmesine neden olmuştum. Ben, beni seven kim varsa onların içlerine benim için öfke tohumları ekmiştim. Benden nefret etmelerine neden olduktan sonra da arkama bile bakmadan hepsini terk etmiştim. Yıllar geçmişti ve şimdi geri dönüyordum. Kalplerine nefret tohumu ektiğim insanların karşısında duracaktım ve bundan bir saniye bile nefret etmeyecektim çünkü ben bunu hak etmiştim. Onlara yalan söyleyip, kendimden nefret ettirdiğimde geri döneceğimi asla bilmiyordum. Bunu planlamamıştım, hayat söylediğim yalanın cezasını çekmem için beni tekrardan buraya göndermişti. Kaçtığım yere, koşarak geri dönüyordum. Vuslat Mahallesinden bir sonbahar akşamı kaçmıştım ve yine bir sonbahar gecesi geri dönüyordum. Karşılaşacağım her şeyi önceden biliyordum. Bütün mahalleli benden nefret ediyordu çünkü onların sevdiği insanların kalbini kırmıştım. Çünkü ben onları, ailem dediğim insanları paramparça etmiştim. Geri döndüğümde neler yaşardım, hayat bana ne getirirdi bilmiyorum ama Vuslat mahallesine adım attığım andan itibaren savaşmam gerektiğini biliyordum. Beni orada istemeyecekleri ama ben orada kalacaktım. Hatamın bedelini ödeyecektim ve bana bunu kalbini ilk paramparça ettiğim insan ödetecekti. Hatamın acısını herkesten daha çok kırdığım kardeşlerim ödetecekti. Geri dönüyordum ve artık hiçbir şey eskisi gibi değildi. Her şey eskisi gibi olabilir miydi yoksa her şey daha da mı karışacaktı bilmiyordum ama savaşırken sadece onlarla değil kendimle de savaşacaktım. Savaş başladı, yere ilk ben düştüm. Savaş devam etti, ayağa kalktım. Savaşın sonu gelecekti, kim kaybedecekti, işte asıl mesele buydu.

Più dettagli
WpActionLinkLinee guida sui contenuti