YOLUN YARISINDA

YOLUN YARISINDA

  • WpView
    LECTURAS 202
  • WpVote
    Votos 28
  • WpPart
    Partes 8
WpMetadataReadContenido adultoConcluida mar, dic 14, 2021
Zaman bize ne kazandırır? Kazanmak için çabalamadıkça hiçbir şey. Peki ya çabalayanlar ve kazanamayanlar? Onlar tecrübe kazanır, fakat onları kimse anlamaz. Bu hikayede aşk yok. bir başarı hikayesi ve ulaşana kadarki duygulu, zor anlar var. "OKUYANLARA İYİ OKUMALAR DİLERİM" SEVGİLERİM İLE (Gerçek değil, hayal ürünüdür.)
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • SİYAHIN BEYAZI
  • HER KİMSEN
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Savcının ailesi (Gerçek ailem)
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Sözleşme
  • Aile Sırları
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • Kurbanlık Öküz

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido