YANKI
  • WpView
    Reads 4,606
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Dec 31, 2018
Birbirine aile olan iki oyun arkadaşı... Kerem ve Eylül. Ailesini öldüren adamdan intikam almak için yanıp tutuşan genç bir adam. Oyun arkadaşına aşık olan küçük bir çocuk.Kerem. Ailesinin hayalini gerçekleştirme aşkıyla büyük hayallere sahip, her şeye rağmen kendi ayaklarının üzerinde durabilen güçlü bir kız. ~Eylül~ Herşeyin, herkesin ötesinde kırık kanatlı, iki tuhaf insan. İçine çektiği her solukta bir umudunu, bir savaşını, kaybedişini, acısını, yalnızlığını tadan tuhaf bir adam... Herkesin ondan gittiği adam, birisinin hayatında yer almak istese ve o birisi de en az onun kadar tuhafsa kendi canları bile acımaz mıydı onlara... Eylül'ün çocuk ruhlu kocaman adamı... JACKSON Yankıların esiri olmuş iki sağır beden... Jackson ve Eylül. Peki bu iki aşık birbirlerine ses olabilecek miydi? Her şeye rağmen birlikte olabilecekler miydi? × Ben kitapların gücüne hep inanmışımdır. Yankıyla da bu güce ışık tutmayı amaçlıyorum İYİ OKUMALAR^-^ ||Tüm hakları saklıdır.|| Yankı ilk defa Yılbaşı akşamı 12.10 yayımlanmıştır.
All Rights Reserved
#732
kore
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • Mafyaymısmıs
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines