"Sık kalbime Aslan."
Boğazımdan bir hıçkırık kaçtığında tetiği çektim. Ben ne olduğunu anlayamadan kendimi onu kucağında, silah elimde, onun kafasına dayalı halde buldum. Yerde uzanıyordu. Elimdeki silahı kafasına, tam alnının ortasına tutmuştum.
"Kalbine sıkarsam, kafesim ölür."
Elimdeki silahı alnına biraz daha bastırdığında tekrar konuştu.
"Kafama sıkarsan, tutsağın ölür."
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
''Aras Boran Demirkan'' adlı kişiyi ''Sıkıntılı Müvekkil'' olarak kaydettiniz.
Siz:ya sen manyak mısın?! (02.54)
Siz:Bak gerçekten soruyorum bir sıkıntın varsa söyle.
Siz:ben sana bana bela çıkarma dedikçe sen neden beni zorluyorsun?