KANLI TAÇ
  • WpView
    Reads 887
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 24, 2026
WpInfo
Fiction
Fantasy
Ben o ihtişamlı saraylarda ki saçları papatyalarla süslenen, altın varaklı elbiselere sahip olan değilim. Ben o saraylarda yaşayan ama kraliçelik savaşı vermesi gereken kişiyim. Saçlarımda papatyalar yerine kuru dallar var. Altın varaklı elbiseler yerine savaşçı giysilerim var. Bu savaşı kazanacağımı biliyorum. Ama başka şeylerde biliyorum: Bu savaş kolay olmayacak ve uzun sürecek. Üstelik çok sevilen taç aslında kanla kutsandı. Kan dökülmeden kimse onu hak etmeyecek. Şimdiye kadar sürekli o tacı taşıyan kraliçeler veya prensesler vardı. Ancak onlar savaşmadan sadece krallık soyundan oldukları için o tacı taşımak zorundaydılar. Fakat taç, kendini onların hak etmediğini biliyordu. O yüzden taç, onları lanetleyerek öldürdü. Bu ölümlerden sonra kimse tacı taşımak istemedi. Hepsi kalbindeki şehvetle o tacı istiyor ama cesaret edemiyordu. Tâki Manonda diyara ayak basana kadar.
All Rights Reserved
#890
prenses
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE

Lüks ve ihtişam içinde büyüyen Melek, babasına meydan okumasının ardından kendini Karadeniz'in bir dağ köyünde öğretmenlik yaparken bulduğunda kaderin ona sarsıcı bir sürprizi vardır. Yıllar önce acımasızca reddettiği silik ve sessiz bir genç olan Tahir'in şimdi karşısında Fırtına lakabıyla dağları kasıp kavuran bir yüzbaşı olarak durması tüm dengeleri alt üst eder. Yıkım Timi'nin karizmatik ve disiplinli komutanının gözleri Melek'in hatırladığından çok uzakta, buz gibi keskin ve acımasızdır. Aralarındaki çatışma kısa sürede alev alarak, yerini inkâr edilmesi imkânsız bir çekime bırakırken Karadeniz'in hırçın dalgaları, sert rüzgârları ve samimi insanlarıyla sınandığı bu yeni düzen; onun için hem gülümsetecek bir savruluş hem de yüreğinin hikâyesini Karadenizli bir adamla yazacağı bir yolculuğa dönüşecektir. Yürek mevzilerinde sipere yer yok be öğretmen hanım. Düştüğün an esirsin. Ben de esirim artık, Hem Karadenize hem bir çift ela göze...

More details
WpActionLinkContent Guidelines