TEMAS
  • WpView
    Reads 33
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Dec 5, 2021
Uzun yolu kullanmak istemiştim bu gece, varsın kimsesiz saçlarımı rüzgar okşasındı. Başkaları kesmek istedi, başkaları yolmak istedi. Varsın rüzgar okşasın. Ağaçlık alana girer girmez havanın temizliği anında zihnimi açmıştı biraz daha serindi burası. Yol, ağaçların ortasından tıpkı bir yılanın kıvrak vücudu gibi kıvrılıyordu. Kesinlikle bu yolda gece seyir etmek daha keyifliydi. Şuan buna kanaat getirmiştim. Hakimiyetimi kaybetmemeye özen göstererek bir yandan ağaçların, yolun güzelliğini izliyordum. Virajı almak için dikiz aynalarımı kontrol ettiğim sırada bir şey dikkatimi çekmişti ve gördüğüm şeyle kısa çaplı bir şok geçirip gaza biraz daha yüklendim. Gece gece böyle bir şeyi görmek de zaten bir tek benim şansıma yakışırdı. ### 'Ya öldüyse?' diye tekrar geçirdim içimden. 'Ya geç kaldıysam?' dudaklarımı kemirerek ilerlediğim birkaç dakikanın ardından bir şey gördüm. Biraz daha yaklaşıp telefon flaşımı tuttuğumda gözlerimin beni yanıltmadığını anladım. Orta kalınlıkta bir ağacın gövdesine takılıp kalmıştı. Bacakları ağacın sağ yanından sarkarken başı ve bir kolu ağacın sol yanından sarkmıştı. Ağacın güçlü bedeni tam karnından kavramıştı onu...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Gözler Aynı Sen
  • RUH-U REVAN
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • ASENA
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines