SANDRA (KISA HİKAYE)

SANDRA (KISA HİKAYE)

  • WpView
    Reads 2,519
  • WpVote
    Votes 253
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Dec 14, 2021
"Hangi cüretle benden kan akabileceğini söylüyorsun?!" Sandra parmak uçlarına kadar gelen ateşi adamın o kıskandığı gözlerine doğru atmayı planlıyordu ki adam anlında bir yere dokundu. Sandra parmaklarının ucundaki ateşin yavaşça söndüğünü hissetti kısa bir anda. Adamın kemikli uzun parmakları anlına dokunduğunda zihni onu büyüler aleminin en karanlık köşelerine götürdü. Sanki yıllar sonrasını görüyor gibiydi Sandra ve karşısında kendisi duruyordu. Büyücüler uzun asırlar süren hayatlarında sadece bir kere geleceklerini görebilirlerdi ve Sandra şuan o anlardan birindeydi. Bu adam onun geleceğinin bir parçasıydı. Kucağında bir erkek çocuğuyla uyuyordu geleceğinde Sandra ve yanında o adam vardı. Saçlarıyla oynuyor ve başına ufak öpücükler konduruyordu. Biri Sandra'yı öpüyordu...
All Rights Reserved
#16
büyüler
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines