Genç adam ofisindeki aynada kendiyle bakışıyordu. Gözünün altındaki morluklara dağılmış saçlarına, solmuş tenine, ama en çokta yıpranmış ruhuna. Onu yıpratan neydi? Sürekli kendine bu soruyu soruyordu. cevabından ise hiç memnuniyet duymuyordu, kabullenmek istemiyordu. Bugün kendine tekrardan bu soruyu sordu, "Beni yıpratan ney?" 20 yıldır uğraştığı, bütün yükünü üstlendiği, sadece 10 bilim insanıyla çalışarak, kendinden önceki neslinde uğraştığı ama başarısız olduğu onun ise süreci çok başarılı yönettiği hatta birkaç dakika sonra son kontroller yapılıp hayata geçireceği robotlar mıydı onu yıpratan? Yoksa robotlarını insan ırkını tehdit etmesi için tasarlamış olması mıydı onu yıpratan? Yoksa zaten yıllardır yaptığı işlerle, çıkardığı ürünlerle insan ırkına tehdit olması mıydı?
Ben İnci Mavi Herkül. Ablamın ve eniştemin evine aldığı, evlerinin ilk çocuğu saydığı, soyadlarını verdiği çocuklarıyım.
Ben İnci Mavi Karduman. Biyolojik ailemin 17 yıldır ölü bilinen kızıyım.
Ben İnci Mavi Günay yıllar boyunca annesinin ölümünden kendini suçlamış olan kızım.
Ben İnci. Sadece İnci. Hayatının baştan sona yalan olduğunu öğrenen o zavallı kızım.