Story cover for Deruni by solitluzia
Deruni
  • WpView
    LETTURE 225
  • WpVote
    Voti 22
  • WpPart
    Parti 7
  • WpView
    LETTURE 225
  • WpVote
    Voti 22
  • WpPart
    Parti 7
In corso, pubblicata il dic 22, 2021
Per adulti
Ben nerede hata yapıyordum? Savrulup durduğum bu düzende, yolunda giden hiçbir şey yoktu. En başından beri böyleydi. Yalnızlığa itilmiş bir kızdım. içimde fırtınalar kopsa da dışarıdan dalgasız deniz gibi gözükürdüm. Bu hayat tarafından bana acımasızca öğretilen ilk şeydi. Duygularımı göstermezsem insanlar gerçek beni göremez, tanımaz sanırdım. 

Ama o kadar yanıldım ki, kendimi yalancı sandım. Biri girdi hayatıma. İçime çektiğim nefesten bile beni tanır oldu. Kirpiklerimin her hareket edişinde ne hissettiğimi anladı. Birini tanıdım. Benim saçlarıma dokunarak ne kadar yaralı olduğumu anladı. 

Ama bunlar beni çırılçıplak ve savunmasız hissettirmesi gerekirken, rahatça nefes aldım. Kirpiklerim nereye baktıklarını umursamadan gözlerimi takip etti. Ve saçlarım... Rüzgarla birlikte özgürce uçuştular. Bunlar olurken o yanımdaydı. Konuşmasa bile varlığını o kadar hisseder olmuştum ki. O kadar bana karışmıştı ki. 

Bu kadar ben olmamalıydı. Bu kadar içime işlememeliydi. Ben yalnızken ve bir şekilde tek başıma idare edebiliyorken beni kendine alıştırmamalıydı. Sevgi miydi bu? Aşk belki de?
Cevabını bilmiyordum. Ama bunun cevabını bana sadece bir kişi verebilirdi.
Bekledim ben de. Sadece ondan, o cevabı alabilmek için. Belki yaralayacaktı aldığım cevap, belki de bir kuş gibi hafifletecekti.
Bilemeyecektim. Ona bir şans vermesem hiçbir şey bilemeyecektim.
Tutti i diritti riservati
Iscriviti per aggiungere Deruni alla tua libreria e ricevere aggiornamenti
oppure
Linee guida sui contenuti
Potrebbe anche piacerti
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... di Sevval_Alpar01
43 parti Completa
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
İKİ AİLE ARASINDA  di umudun_rengi00
56 parti Completa
Kadına baktım. Baya afetti, fıstık gibi daş daş. Bu adam, kadını nasıl tavlamış acaba? "Ne bakıp duruyorsun karıma" diye konuşan dayıya baktığımda kaşlarımı kaldırdım "Çok dikkatimi çekti" dedim, geri durmadan. "Eşref saatinde mi tavladınız? Nasıl baktı size söyleyin de biz de bir şeyler kapalım" söylediğim şeyden sonra kadın gülümseyerek bana baktı, abimse dirseğiyle kolumu dürtüyordu. Oflayarak abime baktım, dayı da kaşlarını çatmış bana bakıyordu ama umrumda değildi "ne var abi yalan mı söyleyeyim ne dürtüp duruyorsun!" Abim anında renkten renge girerken sarışın afet kahkahayı bastı. "Ay ne güzel gülüyor," yanındaki kasıntı adama döndüm "bir de sen gül bakalım dayı, yanına yakışacak mısın?" bu dediğim şeyden sonra kadın, kocasının koluna alnını yaslayıp gülmeye devam etti "Dayı diyip durma bana, teyze" Anında afalladım "teyze kim lan" şaşkınlıkla kendimi gösterdim "bana mı teyze dedi o dayı?" "Hâlâ dayı diyor!" "Seninle uğraşamayacağım" "İsabet olur" Dik dik ona baktım. "Çok gıcıksın" "Sen daha gıcıksın ve karıma bakmayı kes!" Sarışın kadın şaşkınlıkla adama döndüğünde "pes artık" dedi "inanamıyorum Miran! Çocuk sayılır o!" "Ama hayatım alacaklı gibi bakıyor?" "Belki de gelecekliyimdir" herkes bana döndü "Of hadi ama! Hani pozitif falan olursa diye şaka yaptım" "Ok" dedi, adam Gece, daha dünyaya gözlerini açtığı anda hayattan koparılmış bir çocuktu; doğduğu gün hastanede bilinçli bir şekilde başka bir aileye verilerek hiç bilmediği bir oyunun içine sürüklenmiş, hiç ait olmadığı bir ailenin yanında büyümek zorunda bırakılmıştı. Onu yalnızca kendi hırslarının gölgesinde büyütmüşlerdi Bu, sadece kayıp bir kızın hikâyesi değil... Bu, yeniden doğan bir Gece'nin hikâyesi... ✔️ Güç hırsıyla oynanan bütün oyunlar kanlıdır.
Potrebbe anche piacerti
Slide 1 of 10
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... cover
DENİZİN GÖZYAŞI | Yarı Texting cover
RUSKOLİK +18 cover
İzler Kalır/Gerçek Ailem cover
MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT cover
züppe | texting cover
Aşiyan | Texting cover
İKİ AİLE ARASINDA  cover
Mafyaymısmıs cover
Daire 17/Evren Eren Elmalı cover

CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....

43 parti Completa

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.