"Bu kitaplar..." Taehyung'un gösterdiği valizler dolusu kitaplara hayretle baktı Jeongguk.
"Taehyung ne zaman bu kadar biriktirdin? Hani sadece otuz tane yazacaktın?" Jeongguk eğilip birkaç kitaba dokundu ve eşinin elinde gördüğü günleri anımsayarak gülümsedi kendi kendine.
"Başta öyle istemiştim ama sonra hızımı alamadım." Yan odada uyuyan bebeklerine ithafen kapıya bakıp burukça gülümsedi. "Ona çok fazla anı bırakmak istiyorum sevgilim. Bizim gençliğimizi, anılarımızı, yaptığımız hatalarımızı görsün istiyorum. Bizi örnek alsın, babamlar olsa buna nasıl tepki verir diye kendine sorsun istiyorum. Belki otuz yaşında veya daha ilerisinde bedenen yanında olamayacağım ama kitaplar ve onun düşünceleriyle birlikte manevi olarak sonsuza kadar yanında olmak istiyorum." Gözleri dolan Jeongguk hızlıca yerinden kalkmış ve eşini tutup kendine çekmişti. Sıkıca sarılırken öpücüklerini yüzünde gezdirmeyi ihmal etmiyordu.
"Hayır. Deme öyle şeyler, yalvarırım. İyileşeceksin Taehyung. Ve biz kızımızı birlikte büyüteceğiz. Tek başıma yapamam bunu. Birlikte bakacağız ona. Tamam mı?" İki kafa aynı anda sallansa da Jeongguk'un hiçbir sözü senet değildi.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
taekook b×b fanfic
(CC) Attribution-ShareAlike