DİKKAT!🔞
Kitapta bolca +18 sahnelere yer verilmistir!
Rahatsız olacaklar okumasın lütfen...
Vazgeçilen ve ölüme terkedilmiş bir aşkın hikayesi...💔
"Han seojun;umudunu kaybetmişti,sevmiyordu işte...daha ne kadar üzülecekti böyle?
Vazgeçemediği aşkından dolayı Im Ju Kyung'u suçlayamazdı,hakkı yoktu çünkü...
Bugün zaten,Im Ju Kyung ile olan buluşmasının son günüydü.
Zaten en başından beri biliyordu,yaptığı onca şeyin bir şey değiştirmeyeceğini...
Im Ju Kyung'un kalbinde yeri olmadığını...ama yinede şansını denemek istemişti
bi umut belki kendisinden bir anlık da olsa etkileneceğini düşünmüştü...
Tek hatası buydu ya zaten,imkansız hayaller kurmak...
Bunları çıkış yapmadan önce Im Ju Kyung'a söylemişti zaten...onu unutacaktı,unutmalıydı,vazgeçmeliydi aşkından...söz vermişti sevdiğine.
Sözünden dönemezdi,hele ki bu sözü sevdiği kıza vermişse...
Zaten planlarını yapmıştı,yakında-çıkış yaptığından dolayı-şarkılari ile cok yoğun olacaktı ve sevdiği kızı düşünmeye zaman bulamayacaktı...ve reddedildiğine gore kolayca unutabilirdi,tamam belki kolay olmayacaktı bu,kendisi de biliyordu,ama olacaktı...
Nolursa olsun onu unutacaktı..."
Han Seojun planıni yapmıştı ama gözden kaçırdığı bisey vardı;
O da kaderin bilinmezliğiydi...
İşte hikayemiz tam olarak burada başlıyor.
Çok uğraştım,umarım beğenirsiniz.
İyi okumalar...
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."