𝕷ove 𝕷anguage
Sessizlik Sunoo için bir eksiklik değil, aşkın en çıplak hâliydi; kelimeler soyununca geriye kalan gerçek anlam gibi.
Jay ise seslerle b üyümüştü, her duyguyu bir cümleye sığdırmaya alışmıştı. Ama onunla karşılaştığında, bazı şeylerin söylenmeden de taşabildiğini öğrendi.
Bir bakış, bir dokunuş, parmakların havada kurduğu yarım bir cümle... Hepsi aynı yere çıkıyordu: anlaşılmak değil, hissedilmek...
Ve zamanla fark ettiler ki aşk, konuşabilmek değil;
aynı sessizliğin içinde bile birbirini seçebilmektir.