İçimde büyüyen bir şeyler var, hissediyorum. Durmadan harlanan ateşin içinde kül olmaya mâhkum kalmışlık var.
Bazı insanlar sizi yaralardı, ama bazı izin verdiğiniz insanlarsa sizi öldürmekten çekinmezdi. Bazı çehreler hep dik dururdu, bazıları yeri izlerdi. Bazı hatalar geri döndüremezdi gideni. Ve bazı terk edişler, her zaman can acıtırdı.
Şimdi terk ediyorum. Bu sefer hepsinden farklı, bu sefer bilmediğim o sokaktan geçiyorum ve bu sokağa daha önce hiç kimse girmedi. Biliyorum, bilmediğim şeyler var. Fakat ben hâlâ, içinde ölüp mezarını kendi kendine sırtlayan o kızı özlüyorum.
🕸
Lina, bir sabah uyandığında evinde olmadığını fark eder. Uyandığı odadan kalkıp bir şeyler öğrenmeye çalışması ile kraliyet üyelerinden biri olduğu gerçeği ortaya çıkar.
Büyü ile yönetilen bu dünyada asıl sahibine hasret kalmış orman, yeniden doğabilmek için gücünü aramaktadır.
Derinliklerde saklı kalmış karanlık bir güç, yönetilmeyi bekleyen bir güç; ele geçirmek için, safsıcak kanını bulmak için arayıştadır.
Yaptığı hatalar ve gizlediği sırları ile uyum sağlamaya çalışırken geçmişin kördüğümleri çoktan boğazına sarılmış ve tehditlerine başlamıştır.
Her adımı saklı gözlerle izlenirken orman tüm iyilikleri ve kötülükleri ile onu beklemektedir.
"Binlerce yıl önce,
Gökyüzü ile yerin buluştuğu yerde
Bir şiir yazıldı.
Şiirin büyüsü insanoğlunu gafil avladı
Çiçekleri soldurdu
Ağaçları kuruttu
Yeryüzündeki nesli sildi
Bir şiir yazıldı
Karanlıktan korkmayanlar için
Damarlarında gücü, taşıyanlar için
O şiir sensin
Sen, seni anlatan şiiri okudun
Hoşuna gitmedi
Oysa senin kaderin
Tanrıçalar cirit atarken yazılmıştı
Sen,
Ölümle yaşam vaad eden
Kapalı bir mektupsun.
Sen buradan gittiğinde
Yıldırımlar çakıyordu ardından."
01.07.20
|elaninrengi
NOT: Aktif bölüm atılmamaktadır.
All Rights Reserved