You majeste is annoying

You majeste is annoying

  • WpView
    Reads 469
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 13
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 29, 2022
Zaten sekizinci intihar girişimi. İmparatoriçe Medea bu sefer yine ölmedi. Ama bu sefer biraz garip. "Hafıza kaybı?" İmparator Lyle, Medea'nın operasyonuyla eğlenir. Bunca zamandır bana çok eziyet ediyorsun ve şimdi hafızanı mı kaybettin? Erteleseniz bile, tayin olunan birlik gecesi iki haftada bir geri gelir. İşe yaramaz. Sana vermek bile istemiyorum. Ancak Lyle'ın gözden kaçırdığı bir şey varsa, o da kabukta gerçekten başka bir çekirdek olduğudur. Yani, sıradan bir Koreli ofis çalışanı olan Oh Soo-yeon. Saçma bir şekilde, çok fazla içmekten öldükten sonra romana girer. Medea en başta ekstra bir ölümdü. Peki kahraman Seira'ya ne olacak? Aslında, Lyle ile bir araya gelmeli. Çiftin gecesi kafa karışıklığının ortasında gelir. Nedense Medea'nın gizemli kokusu Lyle'ın kalbini harekete geçiriyor. "Dudakların bu kadar tatlı olamaz........." O gün itibariyle Majestelerinin can sıkıcı takıntısı başlıyor. Gerçekten böyle mi?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KIZIL GECE
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines