Eve Dönüş

Eve Dönüş

  • WpView
    Reads 1,656
  • WpVote
    Votes 994
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jul 17, 2022
WpInfo
Fiction
Romance
Yaşlı katedral bencil insanoğlunun kadim sırlarını sonsuza dek saklayamazdı. Hayatı bulanıklaştıran hayalet sırlar vardır. Kimse görmez, duymaz, bilmez ancak biz ruhumuzun karanlık uçurumlarıyla birlikte yaşamanın ağırlığı altında durmaksızın ezilirdik. Tıpkı Elizabeth Bloom gibi. Elizabeth Bloom bakmakla yükümlü olduğu büyükannesi ile oldukça sıradan bir hayata sahiptir. Sığındığı Paris'in büyüsü onu hiç etkilememişti 1968'in sonbaharına kadar. Ethan Moreau, Elizabeth'in hayatını bulanıklaştıran adam. Radikal kararlar ve de dönüm noktalarından ibaretti hayat. Belki de taze kararlar, hayattaki dönüm noktalarının başlangıcı, ilk adımıydı. İnci Alabora, kızı istememesine rağmen 2023'ün en sıcak ayında ardında bıraktığı ülkesine geri döner. Tek hedefi büyükannesinin ona anlattığı masallarla yazarlık kariyerinde emin adımlarla ilerlemektir. Sonbaharda büyükannesini ziyaret ettiği sırada büyükannesinin yazılarının arasında gözüne ilişen mektubu okur. Okuduğu kağıt parçası onu, tanımadığı birini bulması adına tekrardan okyanus ötesine sürükleyecektir. Artık İnci'nin beyaz sırlarının yanı sıra devasa sırlar karaya vurmuş, eve dönüş başlamıştı. Bu hikaye Elizabeth'in, Cora'nın, Grace'in, İnci'nin eve dönüş hikayesiydi. Günün birinde herkes evine geri dönerdi.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines