...
  • WpView
    OKUNANLAR 7
  • WpVote
    Oylar 0
  • WpPart
    Bölümler 2
WpMetadataReadDevam ediyor
WpMetadataNoticeSon yayınlanan Sal, Eyl 20, 2022
Hani bazen kalbini alırsın avcunun içine böyle sıkı sıkıya tutarsın ki başına bir şey gelmesin ama biri gelir böyle usuluca -sanki yüzyıllardır yaptığı bir işi yapıyormuşçasına- eline alır önce bi duvarlara çarpar, vurur, kırar en çokta parçalar işi biter usulca yerine koyar sense sadece arkasını dönüp giderken en fazla el sallayabilirsin... Her günün doğan güneşi ayrı... Her zaman -istisnasız her zaman - tamam uzatmayayım, alttan alayım, neyse boşluğuna denk geldi herhalde, demek zorunda mıyım ben bi' parça değer hak etmiyor muyum? - Etmiyomuşum... Yüreğim buruluyor. Sağıma bakıyorum kurak soluma bakıyorum sel almış ortayı bulmayı çalışırken bi' kaşık suda boğuluyorum.. O koltuğa oturuyorum. Ama nasıl dikkatle tamam güzel tıkır tıkır yolunda işliyor her şey değirmen dönüyor ama bi' dakika bir anda tüm dikkat puffff patladı! Değirmenin esamesi kalmamış. içime alıyorum tamam eyvallah ama içim kaldırmıyor bi gün alma yetisini de kaybederim diye korkuyorum.
Tüm hakları saklıdır
En büyük hikaye anlatıcılığı topluluğuna katılınKişiselleştirilmiş hikaye önerileri alın, favorilerinizi kütüphanenize kaydedin ve topluluğunuzu büyütmek için yorum yapın ve oy verin.
Illustration

Ayrıca sevebilecekleriniz

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • ASENA
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Daha fazla bilgi
WpActionLinkİçerik Rehberi