YAZGI
  • WpView
    Reads 18
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Sep 6, 2024
Bu bir kadının kaderini yazma hikayesi ve hayır, mecazen söylemiyorum. Adel, kendisini kitapta görünce vaktin geldiğini anlamıştı. Bunca zamandır kabullenemediği, atalarından gelen bir miras olduğunu biliyordu fakat şöyle bir problem vardı. Adel kitabın yazarının ta kendisiydi. Yazgısını belirleyecek bu hata, her şeyin başlangıcıydı. "Senin için, defterimi yakarım." Adel, sesi titrerken söyledi. Defteri yakarsa, kendisini de yakacağını bilmesine rağmen böyle konuşması Kuzgun'u delirtti. "Böyle kolay kaçabileceğini mi sanıyorsun? Kalacaksın, burada cezanı çekeceksin, bize yazdığın bu yazgıların bedelini burda ödeyeceksin." Kuzgun, öfkeli şekilde bağırdı. Oysaki ikisinin de henüz farkına varmadıkları bir şey vardı. Sayfaların hışırtısı duyulurken son sayfa göründü, sonları çoktan yazılmıştı. Bütün haklar Adel'in defterinde saklıdır.
All Rights Reserved
#26
yurtdışı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines