Story cover for Create a character by TheAnonOc
Create a character
  • WpView
    Reads 110
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 1
  • WpView
    Reads 110
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 1
Ongoing, First published Jan 13, 2015
Derler ki insanların benliği istekleri doğrultusunda çıkar ve bu istekleri de rüyalar çıkarır. Sene 3013 insanlar büyük uzay gemileri ile ışık yılı uzaklığındaki gezegenleri ele geçirmeleri 10 sene önceydi. Ama bu gezegenler boş değil. Yeni savaşlar için hala asker ihtiyacımız var. "The Game" insanların benliğinden yaratılan oyun çocuk yaşta askerler seçmeye yarıyor. Avatarını benliğinin yarattığı bu oyun... Gerçekte gücün be ise ondan fazla yapmana olanak sağlamıyor. Takım yok. Taraf yok. Katliyam oyunu, ama herkes seviyor ve en yüksek puğanı alanlar askeriye seçiliyor. "The LinK" yıllardır askeriden kaçabilmiş tek oyuncu. Arkaplan müziğine göre benliğini değişiyor. Nadide bir parça. Ayrıca çevik. Yakalanmalı. Ama yanlızca "Lost" mapında ortaya çıkıyor. Hala bulunamadı. Ama bulunucak...

Ritmi göğsünüzde patlatın, o nasılsa fışkırır ---The LinK
All Rights Reserved
Sign up to add Create a character to your library and receive updates
or
#17link
Content Guidelines
You may also like
You may also like
Slide 1 of 10
KROM VE KEMİK BxB cover
🇹🇷 IGNIS ET NOX (TÜRKÇE) cover
The Eve | Minsung | cover
Asena deniz (gerçek ailem) cover
KIYAMET TOHUMLARI cover
NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA cover
On Üçüncü Pay cover
ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )  cover
Vortaris cover
YAPAY KALP +21 cover

KROM VE KEMİK BxB

52 parts Complete

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?