Aşkın, Farsçadaki "Aşeka" kelimesinden geldiğine dair bir rivayet vardır.
Derler ki Aşeka, bir ağacı yavaşça saran bir sarmaşıktır. Ondan beslenir, onu çürütür ve sonunda birlikte yok olurlar. Çünkü biri olmadan diğeri de yaşayamaz.
Belki de bazı aşklar tam olarak böyledir.
Loki Laufeyson, bir zamanlar sevdiği kadını unutmuştu.
Onu kendi isteğiyle değil...
Bir tanrının hükmüyle.
Adı hafızalardan silindi.
Yüzü tarihten kayboldu.
Onu tanıyan herkes, sanki hiç yaşamamış gibi hayatına devam etti.
Fakat bazı bağlar, büyülerden daha inatçıdır.
Yıllar sonra Tesseract'ın açtığı beklenmedik bir yol, Loki'yi unutulmuş Onuncu Diyar'a sürüklediğinde, karşısına yalnızca geçmişinden silinen bir tanrıça değil; kaderini baştan yazabilecek tek kişi çıkacaktı.
Anılar geri getirilemezdi.
Ama kader...
Kader yeniden yazılabilirdi.
Peki bir tanrı, sevdiği kadını yeniden hatırlamak uğruna zamanı, evreni ve kendi geleceğini değiştirmeyi göze alabilir miydi?
Yoksa bazı aşklar, Aşeka gibi birbirini yaşatırken aynı anda yok olmaya da mahkûm mudur?
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang