Bazen en derin bağlar, en büyük nefretle başlar.
Kara göklerin altında, hiçbir şeyin tesadüf olmadığı bir dünyada iki yabancı kaderin en karmaşık noktasında çarpışıyor.
Lora Serin, içindeki soğukluğu bastıramayan, geçmişi sırlarla örülmüş güçlü bir prenses.
Alparslan Aru, her kuralı yıkmaya yeminli, asil bir soyun lanetli varisi.
İkisi de aynı karanlığa farklı pencerelerden bakıyordu. Ve bazen cevap, bir sebepten değil, sebepsizlikten doğar. Gerçeklerin eğilip büküldüğü, duyguların kontrol edilemediği bir evrende, aşk, en güçlü silaha ve düşman, en derin yaraya dönüşebilir.
Sebepsizler;
Soğukla kavrulan, nefretle büyüyen bir aşkın hikayesi. Bazı bağlar sebepsiz doğar, ama asla sebepsiz bitmez.
İşin yorgunluğuyla yatağa uzanan Sofia, gözlerini kapattığı anda kendini bambaşka bir evrende bulur. Bu dünya; kasvetli gölgelerin ve nostaljik bir havanın hüküm sürdüğü karanlık bir diyardır. Sofia burada, bilinmeyen bir müziğin çağrısıyla dans ederken kaderini değiştirecek biriyle çarpışır: Kara Büyücü Lorenzo Blake.
Lorenzo, bu tehlikeli evrenin kurallarını bilen biridir. Sofia'nın buraya nasıl geldiğini anlamaya çalışırken, genç kadının sıradan bir rüyadan çok daha fazlasının içinde olduğunu fark eder.
Sofia, monoton,zorlu hayatına geri dönmenin mi yoksa karanlık diyarın ateşiyle dans etmeye devam etmenin mi daha tehlikeli olduğunu keşfetmek zorundadır.
(Hayali kurgudur benzerlikler
tesadüfidir.)