"Eğer istersen bırakabilirim?" arkamdan gelen ses ile irkildim. Dönüp sese baktığımda az önceki çocuk olduğunu gördüm. "Hayır, gerek yok. Seni tanımıyorum." bana baktı ve sırıttı. "Az önce seni katil olmaktan kurtardım. Ne kadar kötü biri olabilirim?" yüzüne bakakaldım. Haklıydı. Eve gitmenin tek yolu oydu. Ama emin olamıyordum. Bir tarafım gitmek istiyordu, diğer tarafım hayır diyordu. Kararsız tarafımı görmüş gibi konuşmaya başladı. "Başka türlü nasıl gideceksin? Taksiler dolu geçiyor, boş geçenlerde tekin değil. Sabaha kadar bekleyebilirsin veya benimle gelebilirsin. Gelmek istiyor musun?" Gözlerimi kaçırdım ona ihtiyacım vardı. Sabaha kadar burada beklemek istemiyordum. "Bilmiyorum... " diye fısıldadım, sonlara doğru sesim iyice kısılmıştı. Birilerine ihtiyaç duymaktan nefret ediyordum. Bana baktı. Sıkıldığı belli oluyordu. "Evet mi Hayır mı?"düşündüm. O kadar uzun süre içinde tartıştım ki cevap vermediğim için bana seslendi." Mavi gözlü kız, cevap vermelisin bana?" Adımı bilmiyordu. Haklıydı. Mecburdum."Adım Mira, evet bırakabilirsen güzel olur. Teşekkür ederim." utana sıkıla konuşmuştuk ama gözlerinin içi parlamıştı sanki, alkolden yanlış görüyordum. Saçmalama Mira!