|Bir asker/ mit/ mafya kurgusudur.|
Yetişkin İçeriktir.
Masadaki sessizlik beni içine almıştı. O sırada Sencer Baray, elindeki çatalı bırakıp sağında duran şarap ve rakı bardaklarındaki sıvılardan rakı olanı alıp önüne koymuştu. Dudaklarına götürüp bir yudum alıp gözlerini Alparslan'a çevirdi. "Nasıl ya? Basbaya kırmızı şarap kadını, Şimâl. İzlenimi onu vermiyor mu sizce? Siz söyleyin."
"Haklısın Alparslan. Ama şarap, kadının teninden rakı kadının derdinden içilir." Gözlerini Alparslan'dan alıp bana döndüren Erinç ve Sencer Baray'ın bu hallerini ilk kez görüyordum. İkisi de aynı anda aynı cümleyi kurmuşlardı. İkisinin de gözlerindeki o anlamlandıramadığım şeyi görmek yüreğime oturmuştu.
Böylesine olmaları ve bu gecenin benim hayatımda değişiklikler yaratacağını hissettirmesi hiç de iyi şeyler söylemiyordu. "Ağabey nasıl ya iki de iki yapmış adamım ben. Nasıl oluyor da üçüncüsü isabet etmez." Kendi kendine hâlâ konuyu devam ettiren Alparslan'a koca masada cevabı iki adam vermişti.
Önümdeki servisime dönüp, yemeye başlayacakken Sencer Baray'ın, "Bir yanlış iki doğruyu götürür Alparslan, bir yanlış tüm doğruları götürür kardeşim." dediği yerdeydim.
Tüm Hakları Saklıdır© | Çalınma Durumunda Avukatım Tarafından İşlem Başlatılacaktır.
|Tüm bölümler oldukça uzundur, bu yüzden "bölümlerin" yayımlanması gecikecektir. |
12.01.26'da 'Teşkilat' etiketinde 1. sıradadır.
Todos los derechos reservados