
Son beş dakika. Geri dönüş yapması için ona ayrılan sürenin son beş dakikası. Yaklaşık bir hafta önce, ilanını her yerde gördüğü bu işe başvurmuş ve bu sabah, artık ümidini kesmişken işe alındığına dair bir mail almıştı. İlk başta buna çok sevinmiş hatta inanamayarak gelen maili defalarca okumuştu. Ta ki kaçırdığı o minik detayı fark edene kadar... "Zaten kabul edilmem ama bir şansımı deneyeyim" diyerek başvurduğu iş yeri, şehrin diğer ucundaydı ve oraya ulaşımı sağlayan tek bir yol vardı: Her gece kabuslarını süsleyen o istasyon. Tereddütleri her geçen saniye artıyordu ve geçen her saniye ayağına gelen bu fırsatı geri çevirmek istiyordu. Son dört dakika. Artık bir karar vermesi gerekiyordu. Zaman onun aleyhine işliyordu. Gelen maile göre artık olumlu veya olumsuz bir geri dönüş yapması gerekiyordu. Fakat o, korkuyordu. Hem de hayatında hiç korkmadığı kadar korkuyor, tüm kötü ihtimalleri gözünün önünde canlandırıyordu. Canlanan her ihtimalle daha da korkusu artıyor ve elleri titremeye başlıyordu. Son üç dakika. Odanın içinde bir oraya bir buraya yürürken adımları duraksıyor. Bakışları çekingen bir tavırla duvar saatine varıyor. Son üç dakikası kalmıştı artık. Yolun sonuna doğru gidiyordu. Ya reddederek kalan son paket makarnasıyla bir gününü daha tamamlayacaktı ya da korkusunu yenerek yeni bir hayata atılacaktı. Son iki dakika. Verdiği ani kararla hızla, koltuğa bıraktığı telefonunu eline aldı ve sabah gelen maile cevap yazmaya başladı...All Rights Reserved
1 parte