ASYA "Acı Hayat"

ASYA "Acı Hayat"

  • WpView
    Leituras 247
  • WpVote
    Votos 280
  • WpPart
    Capítulos 12
WpMetadataReadMaduroEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização sáb, jul 2, 2022
WpInfo
Ficção
Romance
Koltuğun yanında dizlerimi kendime çekmiş ellerim kulaklarımda olanları izlerken gözlerimdeki yaşlar yağmur gibi akıyordu.Biran gözümü kapatsam açsam herşey düzelir mi diye düşünsemde hiç bir şey yapmadım.Bağırış çığırışların arasında tir tir titrerken annem ağzından kan gelerek önüme düştü.Gözleriyle bana 'korkma Asya'm, korkma kızım'der gibi bakıyordu.Bana elini uzatacakken babam denecek adam saçından tutup ayağa kaldırdı.Ağzından tükürük saça saça annemin yüzüne bağırmaya başladı. "Lan ben sana herifle yatmadan gelme demedim mi haa kahpe!"Yüzüne yumruk yaptığı eliyle vurduğunda annem sendeleyerek mutfağa koştu."Gel buraya yatmadın adamla ha öyle mi?Sen kimsin lan kimsin sen!"Babam arkasından öfkeyle gidince sesler daha çok boğuklaşmaya başladı.Bağrışmalar kırılma sesleri derken birden bir sessizlik oldu. Asya' nın o geceden sonraki hayatını okumaya var mısınız?
Todos os Direitos Reservados
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo