SERENDİPÇE

SERENDİPÇE

  • WpView
    Reads 10
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 24, 2022
Kaktüslerin bir dengesi vardır her zaman. Sizin bu dengeyi koruyarak onları sulamanız ve onlara bakmanız gerekir çünkü gereğinden fazla su ve sevgi tüm canlılarda olduğu gibi onlara da zarar verir. Gereğinden fazla sevgi vermemelisiniz çünkü kaktüsler sert bitkilerdir, size verdikleri sevgi kadar sevgi isterler. Gereğinden fazlasına ihtiyaçları yoktur onların çünkü alışmışlardır sevilmemeye. Doğal ortamlarını Tanrı bile sevmezken onları kim sevsin ki? Bazı bitkiler şanslıdır evde ya da güzel bir ortamda büyürler ama kaktüsler doğuştan şanssızlardır. En kötü denebilecek bir ortamda yani çölde doğmuşlardır. Bu onların sevilmemesi için en büyük sebeptir. O kadar sevilmemişlerdir ki kendilerini gelebilecek sevgilere karşı korumak için dikenleri vardır. Çoğu kişi o dikenlerin tehlikelere karşı olduğunu düşünür ama bu aslında alışık olmadığı sevgiyi engellemek içindir.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • Sirayet|Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Mafyaymısmıs
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines