Çok geçmeden sık ve uzun kirpiklerini kaldırıp o da bana baktı. Bir iki saniye küçük bir sessizliğin ardından sorusunu yineledi. Fakat bu sefer daha sakin ve tok bir ses tonuyla
"Kimsin sen?"
Dedi gözlerini gözlerimden bir an bile ayırmadan.
Gülümsedim, hafifçe üzerine eğildim elimdeki siyah kumaşı bir kenara atarken. O an gözleri gözlerimden firar etmişti. Eğilmem ile adeta ona sunduğum gögüslerimde utanmazca ve uzunca keşfe çıkmıştı gözleri.
Fısıltılı bir ses tonuyla dudaklarına doğru
"Yeni mürebbiyen ya da dadın... Adına sen her ne dersen?"
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
"Fadime Koçari bana lütfen falan dedi. Trabzon'a harbiden pembe kar yağacak."
"Trabzon'a pembe kar yağar mı bilemem ama Furtuna Konağı'na kırmızı kar yağacak."