Verum Magnitudine

Verum Magnitudine

  • WpView
    Reads 300
  • WpVote
    Votes 99
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Nov 26, 2022
Gece, gökyüzüne doğru kilometrelerce uzanan, göz kamaştırıcı parlak renkler ile aydınlanıyordu. Havada birbirine kavuşarak birleşen ışık hüzmelerinin altındaki bölge de yüzlerce, belki binlerce insan, hayatlarını kaybetmemek için mücadele veriyordu. Her an etraftan duyulan acı dolu çığlık sesleri ve öfkeli haykırışlar, savaşın tüm uğursuzluğunu bölgeye yansıtıyordu. Kanla ıslanan toprak, üzerinde gerçekleşen yoğun mücadele sebebiyle çatlaklarla doluydu. Her an birileri varoluştan silinirken, yerlerini onlarcası dolduruyordu. Tüm bu hengamenin içinde kilometrelerce uzaktan gelen, kararsız renkteki ışık dalgaları, tüm bu çığlıkları yok sayarak şok dalgarına dönüşüyordu. Bu dalgaların hedefi olan insanlar, anında yokoluşa sürüklenerek hiçliğe karışıyordu. Tüm savaş alanına kabus gibi çöken bu şok dalgaları, yüzlerce insanı ölümün kirli pençelerine çekmişti. Tüm bu bölgenin kenarlarında, tüm bedeni yapış yapış kan ile kaplanmış olan genç bir adam vardı. Üzerine doğru gelen saldırıları, gerek silahıyla, gerekse ellerinden fışkıran gece koyusu ateşleriyle engelliyordu. Yüzünde görünen tek yerleri gözleriydi. Saçları bile kanın kızıllığı ile boyanmıştı. Üzerine doğru gelen, sanki güneşi geceye taşımış gibi gözüken bir küreyi, elinde tuttuğu asası ile karşıladı. Silahına temas eden kudretli büyü, bir ayağını geriye doğru atmasına sebep oldu. Zorda olsa onu gökyüzüne doğru gönderdiğinde, arkasında hissettiği ölümün tehlikeli fısıltısı, bir anda o tarafa dönmesine neden olmuştu. Üzerine doğru gelen, içinde sürekli olarak deveran eden ateş enerjisi bulunduran iki metre uzunluğunda bir mızrak vardı. Elini kaldırdığında, bir an da avuçlarının arasından sızan gökyüzü mavisi renkli ışık hüzmeleri, tam elinin ortasına gelen büyüyü kavramasına olanak sağlamıştı.
All Rights Reserved
#137
kaçış
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Kanlı Lordun Gelini
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

Kaderim hakkında bebekken bir anlaşma yapılmıştı on sekizime bastığımda resmi olarak kanlı lordun gelini olacaktım. Kanlı Lordun yaşadığı diyar karanlık, kasvetli, ucu gözükmeyen ormanlarla kaplıydı. O yer nefes alınamayacak kadar ürkütücüydü babam kralın baş danışmanıydı aynı zamanda konsey üyesiydi, kral kanlı lord ile verdiği mücadeleyi kaybetmişti. Ama lord merhamet gösterebileceğini söyledi tek bir şartla kendisine soylu bir kandan gelen bakire bir kız hediye edilmesini talep etti. Bunun sonucunda kurban ben seçilmiştim konsey üyelerinin kızları yoktu ne de kralın, soylu bir kandan gelen bir kızı vardı, kurban biri lazımdı işte o kız bendim ben Diana Miller kanlı lordun geliniydim. Kanlı lord gitmeden önce kulağıma fısıldadı; Omaytra theta tali tau zeta kowdra. "O gün gelene kadar seni bekleyeceğim zümrüdüm." ------ "Biliyor musun sarhoş olabilmeyi çok isterdim." "Ne oldu da bir anda konuyu değiştirdin." "Hiç anlamıyorsun.." "Neyi?" "Bu yaratığın seni ne kadar sevdiğini!" ------ DİKKAT:⚠️ Smut, Yakınlaşma sahneleri ve tralvmatik, korku, şiddet sahneleri içerebilir bunu bilerek okuyun yada okumayın.

More details
WpActionLinkContent Guidelines