KARANLIKTAKİ SIR

KARANLIKTAKİ SIR

  • WpView
    Reads 1,275
  • WpVote
    Votes 302
  • WpPart
    Parts 15
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Oct 17, 2022
WpInfo
Fiction
Fantasy
Yağmur yağıyor, şimşek çakıyor, Gökyüzü belki de hıçkırarak ağlıyor. Doğruyu yanlışı eksiği fazlayı, İnsanları izleyerek öğreniyor... Yalnızlık insanın etrafını saran bir gölge miydi yoksa insanı kuşatan bir kafes mi? Karşındaki kilidin anahtarı sende saklı ise, geçmişindeki anılarında ise nasıl bulacaksın anahtarı? Bu kapı açılacak mı yoksa sonsuza dek kilitli mi kalacak? Kimsin sen yalan mı, yoksa gerçek mi? Hayat mı saklı içinde yoksa ölümün kendisi mi? Soruların hortum gibi beyninizi kuşattığının farkına vardığınızda ya çok geç olacak ya da çok erken. Her şey size bağlı, bu kurgu kendi sırlarıyla sizi başka bir aleme götürürken aslında kendinizi keşfetmenizi sağlayacak. Yalanlar ve gerçekler karıştığında, siyah ve beyaz griyi, hayat ise koca bir oyunu oluşturacak. Bu oyun ya sonunuz ya da başlangıcınız olacak.
All Rights Reserved
#80
siyah
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines