''Bir kez daha söylüyorum. Ben yarım yamalak iş yapmam. Eğer o imzayı atacaksan, bu sadece bir intikam ortaklığı değil, gerçek bir karı koca hayatı olacak. Ruhun hariç her şeyinle benim olacaksın, ben de senin.'' Ruhun hariç demişti ama bakışları ruhumu bile çoktan esir almış gibiydi. ''Ruhumu neden istemiyorsun?'' diye sordum. Dudakları, o tehlikeli ve karanlık gülümsemeyle tekrar kıvrıldı. ''Çünkü ruhun, senin tek kaçış alanın Gece. Onu bana verirsen, savaşacak bir şeyin kalmaz. Ben ise yanımda bir köle değil, benimle birlikte dünyayı yakacak bir kadın istiyorum.'' Çenemi hafifçe yukarı kaldırarak gözlerimin en derinine baktı. ''Gerçek bir evlilik... Gerçek bir savaş istiyorsun,'' dedim duygusuz bir sesle. ''Evet,'' dedi. Çam yeşili gözleri umutla parladı ya da bana o an öyle geldi. ''Kâğıt üzerinde bir yalanla Selim'i sadece kıskandırırsın. Ama gerçek bir evlilikle onu her gün azar azar öldürürsün. Seçim senin; ya bu gece burada bir kurban olarak kalacaksın ya da yarın sabah bambaşka bir hayata uyanırsın. Ama şunu unutma: Benim kapımdan içeri girdiğinde, o kapı arkandan kilitlenir. Bizim ailede boşanma olmaz.''
More details