BERDELDEN GERİYE KALANLAR

BERDELDEN GERİYE KALANLAR

  • WpView
    Reads 71,113
  • WpVote
    Votes 53
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Oct 22, 2025
Aşkın, törenin ve gururun birbirine karıştığı bir coğrafyada, iki genç yürek kaderin en ağır sınavlarından birine sürükleniyor... Asiye Celalî güzelliğiyle dillere destan, terbiyesiyle örnek gösterilen bir aşiret kızı. Azur Redkî düşman ailenin oğlu, kalbini geleneklere değil, sevdiğine bağlamış bir delikanlı. Onlarınki bir aşk değil sadece; yüz yıllık kinlerin, suskunlukların, yasakların ortasında büyüyen bir haykırış. Kaçan bir kızla başlayan fısıltılar, iki kudretli aşiretin üzerine gölge gibi çöker. Törenin hükmü keskindir: Berdel. Ama hangi yürek, alınmış bir kararı taşımaya hazırdır? Hangi baba, gözünün nurunu elleriyle bir başka haneye gönderir? Berdelden Geri Kalanlar, töreyle aşkın, gururla merhametin çarpıştığı o ince çizgide yürüyenlerin hikâyesi. Gözyaşlarıyla dokunmuş, her satırında bir iç çekiş gizli bu roman, sizi Iğdır'ın taş avlularında, ağlayan gökyüzünün altında, sessizliğin en derin çığlıklarını duymaya çağırıyor. Çünkü bazı nikâhlar, bir dua değil... Bir ağıttır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines