RUH ÇIYANLARI

RUH ÇIYANLARI

  • WpView
    Reads 4
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Apr 14, 2023
Elindeki tüyden damlayan mürekkebe aldanmadan öylece kağıdın üstüne eğilmiş bekliyordu kadın. Bir acelesi yoktu ölmek için. Dolunayın parlak ışığının yüzüne yansımasından şafağa daha saatler olduğunu anlıyordu pek âlâ. Simsiyah far sürdüğü çekik gözlerini hafifçe kısıp elindeki tüyü bırakarak dumanı tüten sigarasını zarif parmakları arasına aldı. Sanki bulunduğu odada daha 1 aylık bebek yokmuş gibi. Çocuğun kara bahtı o günden belliydi aslında. Daha bebekken umursanmamaya başlanmıştı. Ne yazık! Kim isterdi ki annesi tarafından daha doğduğu anda vazgeçilmeyi. Kadın sonunda bitirdiği mektubu uzun parmaklarının arasına alarak katladı ve üstüne mühür bastı. "Albey!". Seslenmem ile kapıda ki muhafız içeri girdi. "Kraliçem?". "Bu mektubu al ve üstünde ismi yazılı olan kadına teslim et. Sakın kaybedeyim deme! Mektubun başına en ufak bir şey gelirse Tanrı Ametist şahidim olsun ki yıl boyunca işlenen bütün günahları senin bilirim!". Albey hiç gocunmadan elimdeki mektubu alıp "Emredersiniz efendim." diyerek selam verip seri adımlarla dışarı çıktı. Kraliçeden delicesine korkuyor olmalarına rağmen muhafızlar bu ırka ve millete sonsuz saygı içinde görevlerini yapıyorlardı. Kadın sonunda bebekle baş başa kaldığında ilk defa ne yapacağını bilemeyerek olduğu yerden beşiğe doğru bakıyordu. Yaptığı doğru muydu tartışılır, fakat o an için Kraliçe en doğrusunun bu olduğunu düşünmüştü. Daha fazla beklemeye lüzum yoktu. Ay yavaş yavaş kaybolmaya başlamış, tan yeri hafif ağarmaya başlamıştı. Vakit gelmişti. Kraliçe 1 yıl boyunca bu günü beklemişti. Kızı, kendinden sonraki en güçlü varisi, Tanrı Ametist'in 100 yılda bir olacak şekilde ayarladığı Mor Tutulma bu şafakta olacaktı. (Yeni bölüm önümüzdeki günlerde gelecektir.)
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • Albay Kızı
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • On Üçüncü Pay
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • YAPAY KALP +21
  • DUHUL
  • Vortaris
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Asena deniz (gerçek ailem)

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines