ZOR ADAM
  • WpView
    Reads 584
  • WpVote
    Votes 24
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Feb 4, 2015
İnişli çıkışlı bir ilişkimiz vardı. Hep öyle olmuştu. Değişmiyordu, değiştiremiyorduk. Mert'in kişiliğiyle ilgili bu lanet şey her zaman beni çok üzdü. Bir öyle bir böyleydi. Çok güzel bir şekilde kouşurken illa bir patavatsızlık yapıp sinirlerimi bozardı ve geri adım atmazdı. Pek çok kez beni hiç sevmediğini, sadece benimle oynadığını düşündüm. Belki de öyleydi ama beni mutlu ediyordu. Kahretsin bu salağın bütün saçmalıklarına karşı onunla konuştuğumda mutlu oluyordum. Kalbimi her kırdığında 'Bu bardağı taşıran son damlaydı!' deyip kendimi onunla konuşmamaya zorluyordum fakat iki güzel kelimesinde aklımı başımdan alıyordu. Bana hep 'Ben bunları bir tek seninle yaşamak istiyorum' derdi. Bu lafı içime öyle işlemiş ki ne zaman kendimi biriyle sarılırken, birini öperken vs. hayal etsem yanımda hep Mert oluyordu. Hayallerimden onu kaldıramıyordum. Onu ne kadar sevdiğimi bilmiyorum, çıkarken ayrılmak için can atmıştım çünkü tam olarak aradığım kişi değildi. Açıkçası biraz zengin züppe ve kendini beğenmişti. Aslında ben onu sadece gerçek olmasını istediğim tüm hayallerimde sevmiştim.. -Merygul ''Ölürken yanımda olmanı çok isterdim, keşke beraber ölsek'' -Mert
All Rights Reserved
#15
zorluklar
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • ASENA
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines