Ben Alâ.
Alâ Karakurt. Alacalı değil, simsiyah Alâ. Otuz bir yaşında, Özel Kuvvetler mensubu bir Türk subayıyım. Hayat bana öylesine acımasızca davranmıştı ki daha doğar doğmaz ebeveynlerim tarafından üzerimde incecik bir battaniyeyle ve yanıma konulmuş küçük bir kâğıt parçasında yazan üç harflik ismimle yaşamaya çalışmıştım. Ailem olmayınca ben de bu vatanın her bir ferdini ailem bildim ve on yedi yaşımda tanıştığım kahramanım sayesinde asker olmaya karar verdim. Yıllar süren eğitimlerden ve birçok zorlu görevden sonra gerçekten ailem olduklarını hissettiğim insanlarla, kardeşlerimle tanıştım ve tam iki yıl önce onları kaybettim.
Burada Ateş'im. Alâ olmayalı o kadar uzun zaman oldu ki, insan olmayı unuttum. Burada yaptığım tek şey ölene kadar öldürmek. Kimi zaman terör yuvalarına sızıp oraları dağıtırım, kimi zaman ise destek gereken timlere desteğe giderim. Hem teröristler arasında hem de askerler arasında namım duyulmuştu ama bu durum beni sevindirmiyordu. Ben efsaneleşmek istememiştim. Yalnızca içimdeki yangını söndüremeyeceğimi anladığımda Ateş olup, yandığımdan çok yakmak istemiştim. Ne ismim bilinirdi, ne yaşım, ne de rütbem. Hakkımda bilinen tek şey Ateş olduğumdu.
❝Sınıftan biriyle sevgili olmak istemiyorum.❞
❝Sınıf değiştiririm.❞
Ya birincisindir ya da bir hiç.
Derin Doğu mükemmel bir örnek öğrenciydi. Ortaokuldan beri ezeli rakibi olan Batuhan İlge Tan'ı geride bırakıp dönem birincisi olmayı başarmış, Türkiye geneli denemelerde derece yapmaya başlamış ve tatil boyunca ders çalışmıştı.
Tek bir sorun vardı.
Kimliği belirsiz bir suç dehası sınav sorularını çalıp suçu Derin'in üzerine yıkmıştı.
Derin'in ise tek bir şansı vardı: Ona iftira atan bu psikopatı bulup ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterecek ve kariyerini lekeleyen disiplin cezasından kurtulacaktı. Hırsızı araştırırken ise Batuhan'ın ona yardım etmesi ise beklediği son şeydi.
•••
"Benden nefret etmiyor musun?" diye sorarken sesimde hissettiğim duygu karmaşasından eser yoktu. "Birinciliği elinden aldım, seni suçladım, senden kaçtım. Ben-" Ne diyeceğimi bilemeden duraksadım. Herkese karşı övündüğüm şeyi ona karşı söylemek birden gözüme zor gelmeye başlamıştı. "Ben... Hep bir adım önündeyim."
Tam karşımda durdu ve ifadesiz bir yüzle bana baktı. "Senden hiçbir zaman nefret etmedim Derin."
Biz buyduk. Her zaman karşı karşıya kalırdık ama bu sefer... Birbirimizi boğazlamak istemiyorduk.
EZBER BOZAN | BİR ADIM ÖNDE-1
Tüm hakları saklıdır! Herhangi bir kopyalama, çalıntı durumunda yasal işlem başlatılacaktır!