ESRARENGİZ

ESRARENGİZ

  • WpView
    Reads 39
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jan 25, 2015
"Sevgili günlük; Beni kimse anlamıyor ve kimse sevmiyor, annem bile. Babam hiç eve gelmiyor ve annem onun iş için Amerika'ya gittiğini ve çok uzun bir süre dönemeyeceğini söylüyor ama ben annemi Esra teyzeye Konuşurken duyuyorum "iyi ki gitti yoksa kendimi asardım, hatta Öncesinde onu, piç."diye söylenip duruyor. Allah'ım ne olur sen ailemizdeki herkese abime de anneme de sevgi ver... Arkadaşlarıma da... Onlar da beni hiç oyunlarına almıyorlar. Keşke hiç doğmasaydım ya da keşke beni başka birisinin bebeğiyle karıştırsalardı.."diye devam eden günlüğünü okuyordu. Kendi kendine "küçükken ne kadar da şanssızmışım ama şimdi..." Deyip arkasına baktı, yepyeni evine, camdan ona el sallayan eşine. Arabasına bindi ve gitti. İş yerine varınca arkadaşlarına da selam verip koltuğuna kuruldu...Uyuya kaldı.. Birkaç dakika sonra bir sesle uyandı "oğlum!! Hadi uyan kahvaltı hazır." Çok şaşırmıştı az önce koca bir adamdı ayrıca ne zaman uyumuştu da uyandı. Artık hayatı aynı olamayacaktı...
All Rights Reserved
#130
hiz
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Aile Sırları
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • KURTBEY
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • HER KİMSEN

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines