AŞK-I MEMNU

AŞK-I MEMNU

  • WpView
    Reads 7
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jun 18, 2022
Boğaziçi'nde Melih Bey takımı diye bilinen aileden Firdevs Hamım'ın genç ve güzel kızı Bihter, refah bir yaşam sürmek arzusu içinde ve biraz da annesine inat olarak iki çocuk sahibi, kırklı yaşlarındaki Adnan Bey'le evlenir. Fakat bu evlilikte aradığını bulamayan ve yaşamındaki eksiğin aşk olduğuna inanan Bihter, kocasının çapkın yeğeni Behlülle bir ilişki yaşamaya başlar. Bu yasak aşk, Adnan Bey'in yalısında öngörülemeyecek büyük felaketlere yol açacaktır. Halit Ziya Uşaklıgil'in en başarılı romanlarından biri olarak görülen Aşk-ı Memnu'da yazar, kahramanların iç dünyalarımı, duygularını ayrıntılı olarak tahlil ederek çözümlemelerde bulunmuştur. Kuvvetli bir dilin kulllanıldığı, dış dünyanın canlı ve gerçekçi bir şekilde tasvir edildiği roman, Türk edebiyatındaki gerçekçi romanlardan biri olarak görülmektedir. Halit Ziya Uşakhgil'in bu romanı, doktorasına devam eden Ceyda Yüksel tarafindan yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır.
All Rights Reserved
#51
aşkımemnu
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KORDELYA
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines