Garipler
  • WpView
    Reads 645
  • WpVote
    Votes 107
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jan 31, 2024
Herkes onları farklı tanımlar. Kimileri yetimler, öksüzler; kimileri sahipsizler, kimsesizler.. Acıyarak bakarlar onlara, küçümseyerek bakarlar. Üzülüp üzülmediklerini önemsemezler. Kendi vicdanlarını tatmin etmek için verdikleri beş on kuruşla arkalarında kırık kalpler bırakırlar. Ama bilmezler ki o kalp sancısının minik bedenlerinde nasıl hasarlar bıraktığını. Gün gelir o minik, kırık kalpler büyür.. Öfkeyle, hırsla, hırçınlıkla büyüyen çocuklar kimseye güvenmezler; birbirlerinden başka.. Rastgele tanışan gençler; yolda kalmışlara, bedenleri-ruhları yaralananlara, kendileri gibi sahipsiz olanlara yardım edeceklerine dair söz verirler. Kendilerine garipler diyen bu gençlerin verdiği söz aslında intikam sözüdür.
All Rights Reserved
#20
yaris
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines