Nar Taneleri

Nar Taneleri

  • WpView
    Reads 19,202
  • WpVote
    Votes 1,075
  • WpPart
    Parts 20
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 3, 2022
Ona sordum. Kan için, günah için. İncileri istemedim, diğer kızların hakkında konuştuğu, Ya da hoş mermer sarayları, Hatta hizmetçilerin ağzından güller... Ben narları istedim, Karanlığı istedim, Onu istedim. Bu yüzden yakaladım kralımı ve kaçtım, Ölümün topraklarına, hükmedeceğim yere İnsanlar fısıldadı, onun beni aşağı sürüklediğini... Sana anlatacağım, değiştiğimi, sana anlatacağım, Dudaklarımdaki bu kırmızılığın, şarap olmadığını. Bütün bir krallığın dışında, o sadece benim için diz çöktü. Bana Kraliçe dedi, bana Merhamet dedi, Anne, anne, umarım bunu anlarsın. Bil ki, yatak sıcak ve bizim kalplerimiz üşümüş, Bil ki, asla burada olduğumdan daha iyi olmadım. Çiçekler gönderme anne, onları nehre atacağız, Çiçekler ölüler için, en azından ölümlülerin söylediği bu. Geri geleceğim, eğer kalbim buz tutarsa Ama anne, bugün değil.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines