Ona sordum.
Kan için, günah için.
İncileri istemedim, diğer kızların hakkında konuştuğu,
Ya da hoş mermer sarayları,
Hatta hizmetçilerin ağzından güller...
Ben narları istedim,
Karanlığı istedim,
Onu istedim.
Bu yüzden yakaladım kralımı ve kaçtım,
Ölümün topraklarına, hükmedeceğim yere
İnsanlar fısıldadı, onun beni aşağı sürüklediğini...
Sana anlatacağım, değiştiğimi, sana anlatacağım,
Dudaklarımdaki bu kırmızılığın, şarap olmadığını.
Bütün bir krallığın dışında, o sadece benim için diz çöktü.
Bana Kraliçe dedi, bana Merhamet dedi,
Anne, anne, umarım bunu anlarsın.
Bil ki, yatak sıcak ve bizim kalplerimiz üşümüş,
Bil ki, asla burada olduğumdan daha iyi olmadım.
Çiçekler gönderme anne, onları nehre atacağız,
Çiçekler ölüler için, en azından ölümlülerin söylediği bu.
Geri geleceğim, eğer kalbim buz tutarsa
Ama anne, bugün değil.
Aria'nın annesi bir fahişedir ve bir kontla evlenir. Aria, Roscent Ailesi'nin kızı olarak bir anda şöhrete kavuşur.
Aria lüks bir hayat sürer, ancak kız kardeşi Mielle'in komplosu sonucu öldürülür.
Onu izleyenlerin soğuk bakışları ve alaycı sözleri arasında can verir.
Bir kum saati rüya gibi düşerken, Aria mucizevi bir şekilde geçmişe döner!
"Kız kardeşim Mielle gibi çok zarif bir insan olmak istiyorum."
Kötü bir kadınla başa çıkmak için, o kötü kadından daha kötü olmak zorundadır.
Onu ölüme sürükleyenlere karşı intikamını alan hikaye.
Aria'nın seçtiği yeni yaşam tarzı budur.
Hayal edilenden daha kötü bir kadın, hikaye böyle başlar...
Ölümcül güzelliğin içinde saklı titiz bir intikam oyunu!