Ona sordum.
Kan için, günah için.
İncileri istemedim, diğer kızların hakkında konuştuğu,
Ya da hoş mermer sarayları,
Hatta hizmetçilerin ağzından güller...
Ben narları istedim,
Karanlığı istedim,
Onu istedim.
Bu yüzden yakaladım kralımı ve kaçtım,
Ölümün topraklarına, hükmedeceğim yere
İnsanlar fısıldadı, onun beni aşağı sürüklediğini...
Sana anlatacağım, değiştiğimi, sana anlatacağım,
Dudaklarımdaki bu kırmızılığın, şarap olmadığını.
Bütün bir krallığın dışında, o sadece benim için diz çöktü.
Bana Kraliçe dedi, bana Merhamet dedi,
Anne, anne, umarım bunu anlarsın.
Bil ki, yatak sıcak ve bizim kalplerimiz üşümüş,
Bil ki, asla burada olduğumdan daha iyi olmadım.
Çiçekler gönderme anne, onları nehre atacağız,
Çiçekler ölüler için, en azından ölümlülerin söylediği bu.
Geri geleceğim, eğer kalbim buz tutarsa
Ama anne, bugün değil.
(+18) Yabancı çevik bir hamleyle beni çevirip masaya dayarken elimdeki hançere gülerek baktı, buz mavisi gözleri bana dönerken gölgeler sıklaştı, uyarıları birer çığlığa dönüştü. Onun sadece sıradan bir yabancı olmadığını anladığım anda ise geç kalmıştım çünkü o çoktan yırtıcı bir hayvan edasıyla bana yaklaşmıştı bile. "Çok yanlış yerdesin küçük kız," diye fısıldadı Batının Tanrılarının lanetlediği sesiyle. "Hem de olabilecek en yanlış yerdesin ve ben seni görüyorum."
Pelerinimin kol kısmında gizli hançeri parmak uçlarıma doğru kaydırdım, sivri ucunu kalbinin tam üzerine yaslarken gülümsedim. "Ve ben de seni görüyorum vampir."
Uyarı: Cinselllik, kan ve şiddet içerikli ögeler içerdiğinden yetişkin okurlar için uygundur. Her haklı saklıdır.