Tılsım

Tılsım

  • WpView
    Bacaan 266
  • WpVote
    Undian 30
  • WpPart
    Bahagian 3
WpMetadataReadSedang Ditulis
WpMetadataNoticeTerakhir diterbitkan Sab, Sep 24, 2022
Anemoia diyarı bundan bin yıl önce Mokita adında bir lanetle tanıştı. Diyarın başında ki koruyucular halkı korumak için güçlerini birleştirdi ve bir tılsım yarattı. İstediklerini başardılar, ancak tılsımın zayıflamaması için her on yılda bir diyara beşi erkek beşi kız olmak üzere onyedi yaşında insanların getirilmesi gerekiyordu. Fakat öyle bir yıl gelecekti ki getirilen insanlardan biri kız biri erkek olmak üzere iki kişi bu tılsımı bozacak ve Mokita'yı geri getirecekti. İşte mahşer o zaman gün yüzüne çıkacaktı ya da yuniler öyle zannediyordu. Menta, Rakzo veya Kilşa. Diyarda üç ırk vardı ama hepsi yuni adı altında toplanıyordu. Mentalar elementlerin gücüne hükmediyordu. Rakzolar kara büyüde ustalaşmışlardı. Kilşalar ise şekil değiştirebilenlerdi. Diyarda hepsinin kendine ait bölgeleri bulunuyordu. Tılsım, on yedi yaşında genç bir kızdı. Bir gün ailesi ile tatilden dönerken bindiği trende hiç beklemediği bir şey yaşandı. Ona yeni bir yaşam, dostlar, sihir, lanet ve dahası bahşedildi. Peki Tılsım hayata gelme amacını yerine getirebilecek miydi?
Hak Cipta Terpelihara
#31
efsa
WpChevronRight
Jom sertai komuniti bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang diperibadikan, simpan cerita kegemaran anda ke dalam Pustaka anda, serta beri komen dan undi untuk mengembangkan komuniti anda.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Maklumat lanjut
WpActionLinkGaris Panduan Isi