Her zamanki gibi yine Mineyi bekliyordum. Saate baktım. Laneeet ! Geç kalmıştık. YİNE! Çok sinirlenmiştim. "Mineeeeeee! Geç kaldik aptal!! Senin ben hazırlanmana......" derken merdivenlerden inerek " Geldiiiim. Kızma tamam yaa " dedi. Mineye öfkeyle bakarak, " Geç kaldık sersem. Şimdi ne olucak? "
"Sen merak etme. Tarık patronu halleder." dedi rahat bir şekilde. " Şu rahatlığın beni deli ediyo! Hem suçlu hem rahat! " dedim. Koluma girdi. Hızlı adımlarla durağa varmıştık. Ah tabi bide otobüs bekle sonra trafiğe kal. Patronda elinde oklavayla bizi kapıda karşılar artık. Bir süre bekledikten sonra otobüs gelebilmişti. Hızla binip boş bir yere oturduk. Mine kulaklıkları takıp camdan dışarıyı seyrederken ben mal gibi etrafa bakıyordum. Çalıştığımız cafenin 2 sokak aşşağısında inip hızlı adımlarla cafeye koştuk. Mine Tarığı arayıp , " Biz geldik arka kapıyı aç. " dedi. Cafenin hızla arka tarafına geçtik. Tarık kapının önüne çıkmış bize hızlı olmamız için el işaretleri yapıyordu.
Todos los derechos reservados