Alonsia Günlükleri

Alonsia Günlükleri

  • WpView
    Reads 208
  • WpVote
    Votes 13
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jul 12, 2016
WpInfo
Fiction
Science Fiction
Dünya, kulağa ismi çok hoş geliyor. Ancak dünya yok olalı 1945 yıl oldu. İnsanlık yeni miladından sonra barış içinde yaşarken 17 yaşında bir gencin günlüğünün bulunmasıyla başlar. Dünyayı hiç görmeyen kahramanımız Ahmet dünyayı çok merak ediyor. Tarihi sevmediği halde bu kadar araştırma yapması da bir hayli ilginç. 1945 yılı sizin için geçmişi ifade etsede Ahmet için bir dönüm noktası. Alonsia onun yeni Dünyası ve sanırım bir terslik var. ileride onu nasıl maceralar bekliyor bilemeyiz. Zaten bunu okuyacağınızı da tahmin edemezdim sonuçta. Kim bilir hayat karşımıza neler çıkarıcak. İzleyip görmeden bilemeyiz...
All Rights Reserved
#323
telekinezi
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • On Üçüncü Pay
  • Vortaris
  • Albay Kızı
  • YAPAY KALP +21
  • DUHUL

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines