Erkek Yurdu -yarı texting

Erkek Yurdu -yarı texting

  • WpView
    LECTURAS 57
  • WpVote
    Votos 6
  • WpPart
    Partes 3
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación mar, ago 23, 2022
Onlar Fukaraperestler Bursa'nın küçük bir kasabasındaki bir o kadar eski bir o kadar kalabalık toplama kampının, ay pardon, erkek yurdunun bir odasını paylaşan altı genç. Günde beş yüz şınav çekmeyi görev edinen, herkese ilişki tavsiyesi veren ama kendisi yalnızlar krallığında yüzyıllardır yaşayan tavuklu pilav adam Umut. Yurdun imamı olma görevini layığıyla yerine getiren besmelesiz uykuya bile dalmayan son günah bükücü Yasin. Çapkınlık konusunda adı çıksa da yıllardır bir kıza aşık olan içindeki kekoyu bir türlü atamayan Emir. Yeşil gözleriyle bakanı yakan, Google'dan bir tık daha bilgili gizemli bir buzdolabı; Ekin. Hukuk okuduğu bilgisini paylaşmazsa ölür hastalığına sahip kendini bu yüzyıla ait hissetmeyen bir yiğit; Ogeday. Ve onları toplayan 112 numaralı oda. Bu hikaye, gerçek hayattan sıkılıp kendi gibi gençleri görmek isteyen ve bolca kahkaha atmak isteyen herkes için yazılmıştır. Gerçek kişi ve olaylarla ilgisi vardır.
Todos los derechos reservados
#444
erkek
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • Kanlı Lordun Gelini
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido