Bekçi ve Cadı

Bekçi ve Cadı

  • WpView
    Reads 775
  • WpVote
    Votes 263
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jun 23, 2024
Efsanelere inanır mısınız? Kurt adamlar, vampirler gibi peri masallarından söz etmiyorum. Gerçek denge ve uyumdan söz eden efsanelerden bahsediyorum. Tanrı, Dünya'yı var ettiğinden bu yana dengeyi korumak için 5 Bekçi soyu seçti. Umut, Bilgelik, Güç, Zariflik ve Diriliş. Dededen toruna geçen bu kutsal miras ben ve arkadaşlarıma da geçmişti. Ve bir de bir şey daha vardı, bir cadı. Kara büyüsüyle insanların en yoğun duygularından yararlanarak kendi tarafına çeken bir cadı. Dünyada artık düzen şaşmıştı. Cinayetler, tecavüzler, haksızlıklar, hırsızlıklar, ihanetler ve yalanlar olduğundan daha fazlaydı artık cadı sayesinde. Cadının ulaşmak istediği tek bir şey vardı. Bir taç, her şeyin gücünü eline almak için. Bizim gibi çulsuz 5 liselinin onu durdurmaya çalıştığını düşünsenize, bunu hangi masalda okudunuz ? Haha, ne komik olurdu! Dur bir saniye, belki de öyledir. Yalnız küçük bir şey var. Bu bir masal değil...
All Rights Reserved
#623
polis
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı) -Tamamlandı-
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KIZIL GECE
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines