"Y-Yapma!" Hıçkırıkları yüzünden konuşamıyordu bile.Onu daha fazla yormasam iyi olacaktı.En azından bu iyiliği hediye edebilirdim ona,son dakikalarında.
Yüzümdeki şeytani gülüş yeniden baş gösterirken uzun parmaklarım halat misali, yıllanmış ve pürüzlü boynunu sardı.Soluyabildiği son nefesleri de teker teker elinden almaya başladım,yerinde çaresizce devindi.Güçsüz elleri,koluma tutunmaya çalıştı;aynı hayata tutunmaya çalışması gibi.Tanrı'nın eteklerine yapışmaya çalıştığı gibi...
Ama tutunamadı,ne hayata ne de bana.
Buğday teninin ilk kırmızıya ve daha sonrasında da kırmızıdan mora dönüşünü seyrettim.Gözleri kaydı,vücudundaki tüm güç yerini bomboş bir bedene bıraktı.Parmaklarımı boynundan çözer çözmez yere kapaklandı.
İşte son,hayat buraya kadardı.Hiçbir zaman bir nefesten fazlası olmamıştı.Ve Tanrı,bu nefesi sana fazla görmek için her zaman bir adım arkandaydı.
Orada,ürktüğün o karanlıkta...
All Rights Reserved