Duvarlara tutunarak yürürken elime değen ıslaklıkla olduğum yerde durdum. Gözlerimi elimden duvara çevirdim yavaşça. Kırmızı ışık yandıkça parlayan duvarlar, sürtünme ve el izleriyle doluydu. Olduğum yerde titremeye başlarken çocuklara seslenmek için kafamı kaldırdım. Köşeyi dönmek üzerelerken durdular.
Jae arkasını dönüp diğerlerini ittirmeye çalışırken Johnny bana doğru koşarak bir şeyler söylüyordu ama onu duyamıyordum. Kulaklarım uğuldamaya başlamıştı çoktan.
Gittikçe bana yaklaşırlarken Johnny'nin sesi boğuk da olsa gelmeye başlamıştı. Çocuklar yanımdan beni sarsarak geçerken kendime gelmeye başlamıştım. Johnny kollarını belime sarıp hızını kesmezken omzundan arkaya baktım. İnsanlar kaçmaya çalışıyordu ama birkaçı çoktan yere kapaklanmıştı. Son gördüğüm şey üstlerine atlayan hastalıklı insanlarken köşeyi dönmüştük.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.