***
"Korkmuyorum." Kısa süreli bir sessizlik sonrası cevap verdi.
"Neden?" Kaşlarımı çattım, ilk kez sesini duyuyordum. Kalın ama naif bir ses tonu vardı. Güzel bir diksiyona ve tehditkâr bir ses tonuna sahipti.
"Korkmam mı gerekiyor?" Soğuk sesi kulaklarımda yankılandı.
"Yaşıyor mu?" Adamı soruyordu, kendi soruma cevap alamamıştım, ilk defa onunla sesli konuşuyordum ama böyle olmamalıydı.
Hadi Karaca dedim içimden, daha tehditkâr konuşabilirsin kızım!
"Yaşıyor merak etme, katil değilim ben." Cevap gecikmedi.
"Güzel, öldür o zaman. Çünkü kendine geldiğinde seni öldürmek isteyecek." Dudaklarımı ısırdım.
Korku kalbimin atışını hızlandırırken bu kez başımın belaya gireceğinden emin olmuştum.
"Çok isterse deneyebilir, ne senden ne de adamlarından korkmuyorum." Kısa süreli bir sessizlik oldu, daha sonra telefonun ucundaki ses, beynimde iz bırakacak olan o cümleleri kurmak üzere derin bir nefes aldı.
Sanki sigara içiyormuş ve dumanını havaya üflüyormuş gibi bir nefes verme sesi geldi, umursamaz ve tehditkârdı.
"Korkma deneyemez," dediğinde kaşlarımı çattım, beni mi koruyordu? Yoksa dalga mı geçiyordu?
Söylediği şeye anlam veremezken cümlesini bitirmek için seçtiği cümleler kanımın donmasına sebep oldu.
"Çünkü seni sadece ben öldürebilirim."
****
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang