Annemin topuklularının yankılanışını duyup çarşafı yüzüme kadar çektim ve gözlerimi yumdum. Kapının o iğrenç gıcırdama sesi duyulurken ağır adımları yanı başımda bitti. " İlacını aldın mı ?" dediğinde, anlamaması için hemen, " Evet. " dedim. " Kaç tane? " Sorduğunda benden beklediği gibi; " İki." dedim. Adımları yanımdan uzaklaşırken, derin bir nefes alıyordum ki, hala odadan geldiğine emin olduğum adım sesiyle gözlerimi açıp çarşafı yüzümden indirdim. Göz ucuyla ona bakmaya çalıştığım sırada, beyaz komodinin üstünden hipnotik ilacının kutusunu almış, içindeki hapları avucuna döküp sayıyordu. Kaşları havalandı. Duygusuzca bana baktığı sırada korkuyla yutkundum. Avucundaki hapları komodine döktü. Yeniden yanıma geldiğinde sadece gözlerime baktı. Sonrasında, elleri yanağımla buluşup yüzümü uyuşturdu. Tokadıyla kafamı sağımdaki duvara çarpmıştım. Yanaklarımı elleri arasına alıp sıktığında, nefretle " Yalancı." dedi. Diğer elindeki ilaçları ağzıma götürdüğünde, sıkıca kapadım ağzımı. "Aç!" Kafamı hayır anlamında salladığımda yanaklarımı daha çok sıkıp ağzımın açılmasına neden oldu. Hapları tek tek zorla soktu ağzıma. "Yut." dediğinde dediğini yapıp güçlükle yutkundum. Boğazım kuruduğu için yutkununca acıdı. Kaşlarımı acıyla çattığımda kolumu sıkıca kavradı. " Ağzını aç." Dediğini yaptığımda hapları yuttuğumu görüp, " Güzel." dedi memnuniyetle. Kolumu daha sert tutup beni peşinden götürmeye başladığında ne yapacağını anlamıştım. " Anne.." dedim yapmasından korktuğum şeyi düşünerek. Beni duymadan kırmızı halının hakim olduğu koridorda yürümeye başladı. Yürümemek için ayaklarımı sürüdüğümden halı katlanıyordu. Beyaz tenim kızarmıştı. Deponun önüne geldiğimizde beni odanın köşesine savurdu.
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."